spiritüalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spiritüalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2020 Çarşamba

Spiritüalizm ve Kardec


 Bu filmi izleyene kadar Allan Kardec adını duymamıştım.

- "Kitaplar ne işe yarar?

-  Hiç.

-  Tabi onları düşünmek için kullanmazsak veya hissetmek için. Şüpheler... Sorular... Merak edilen şeyler... Yüreğinizin sesine kulak verin ve aklın bizi ne kadar ileri götürebileceğini kendiniz anlayın."

Sorularla öğrencilerini düşünmeye davet eden bir öğretmenin, din dayalı eğitime başlanmasıyla emekli olması ve kendini spiritüel bir durumun ortasında bulması.

Hiçbir fikre körü körüne karşı çıkmamak lazım. Denemek, deneyimlemek, araştırmak, anlamaya çalışmak lazım. Anlayamasanız da yargılamayın. İnanmadığınız şeylere inananları, doğru bulmadığınız şeyleri doğru bulanları kendinizden daha cahil zannetmeyin. Bakış açınız gelişmeyecek kadar dar ve sığ olmasın hiç. 

"Analiz edin, düşünün, sonuca varın."

Herkes birbirinden farklı bir pencereden bakar ve herkesin pencereden gördükleri şahsına münhasır. 

"Her yerde ruhlar vardır."

Bu gerçek olabilir mi!

"Ruhların burada veya oturma odamızda, hatta banyoda olabileceğini düşünmek hiç de hoş değil."

Anlayamadığımız şeylerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Dünyayı, hatta tüm evreni ve neredeyse her şeyi duyularımızla algıladığımız kadar zannediyoruz.

Bilmem benimle aynı fikirde olur musunuz ama hepimizin görü yeteneğinin, üçüncü gözünün,  çakralarının kapalı olduğunu düşünüyorum. Bunun birçok nedeni vardır elbette. Okuduğum ve mantıklı gelenlerden biri de "et yemek". Bir ara yerken tiksinti duyduğum için vegan değil ama vejetaryen olmuştum. Ne kadar sürdü hatırlamıyorum. Daha sonra B12 değerimin düşmesiyle tekrar et yemeye başladım. Bakliyat  vs. ile karşılayabilirdim elbette, ama tiksinti duymuyorum, aksine keyif alıyorum. Kendimi yamyam gibi hissettiğim ve içimdeki hayvanı beslediğimi düşündüğüm oluyor çoğunlukla. 

Üçüncü gözüm bir zamanlar açıktı. Fal bile bakardım üniversitedeyken. Evde 6 kızdık. Akşamları tüm arkadaşlarımız toplanır ve onlarca kıza dönüşürdük. bir sürü eğlence, kahkaha ve fal. Tuttururdum demek ki -ki her geldiklerinde baktırırlar ve yeni arkadaş getirirlerdi. Bazen öyle şeyler görürdüm ki, odama gidemez, arkadaşlarımın odasında kalırdım. 

İnsan fikirlerinin ne kadar akışkan olduğunu bilemiyoruz. Alışkanlıklarımızın dışına çıkıp biraz sorgulayınca çabucak değişebiliyorlar.

Kendi dışına çık. Şaşırt kendini.

Her şeyin değişeceğini bilmek ne kadar tuhaf geliyor. Biz bu coğrafyada, bu yüzyılda doğduk. Aynı yüzyılda ama başka coğrafyada yaşayan insanlar bile birbirinden ne kadar farklı. Bizden önceki çağlarda, yüzyıllarda her şey ne kadar farklıydı bugünden ve bizden sonra da çok farklı olacak. Her şey çok saçma geliyor bunları düşününce. Onca hayattan sonra kalan sadece ruh. Ruhu şekillendirense; yaşadığın çağ ve coğrafya.

"Bu gerçekliğin ötesinde başka gerçeklikler var. Bu hayatın ötesinde başka hayatlar var."

"Yakında hepimiz tarih olacağız."

Bunu sık sık düşünürüm. Dışarıda yürürken, bir kafede otururken, etrafıma bakıp, bu gördüğün insanlar -ben de dahil- en fazla onlarca yıl sonra yok olacak. Tıpkı geçmişte yaşayıp ölmüş nice insan gibi yok olup gideceğiz. Adımızı kimse bilmeyecek. Soyunuz devam etse bile adınızı, nasıl biri olduğunuzu, neler yaşadığınızı birkaç nesil sonra kimse hatırlamayacak.

Dipnot: Tırnak işaretli kısımlar filmden alıntıdır. 




Öne Çıkan Yayın

İllüzyon

Nedenini bilmiyorum ama eski defterlerin bol bol açılma zamanı sanırım bu ara.